Antalyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Antalyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2011 Pazar

Trabzonspor:0 MP Antalyaspor:0 | Düştüysek Kalkarız, Daha Ölmedik!

Maç boyunca Antalyaspor'dan 9 tane faza şut atmışız. Kaleyi bulan şut sayılarında ise bu fark sadece 1'e düşmüş! Maçın özeti bu olsa gerek.

Maça takım olarak istekli başladık,ilk dakikada Engin'in kaçırdığı golden sonra çoğu duran toplardan olmak üzere birçok pozisyon bulduk. Bu pozisyonların özellikle 3-4 tanesi kaleci karşıya karşıya pozisyonlar kadar net pozisyonlardı ancak Giray ve Burak bir türlü kaleyi tutturamadılar. O kadar net durumda vurulan kafaların hiçbirisinin gol olmaması tek kelimeyle beceriksizlik. Bunların üzerine bir de gözünün önündeki pozisyona penaltı çalmayan Hüseyin Göçek'in beceriksizliği eklenince ilk yarı golsüz tamamlandı.


İkinci yarıda ise ilk yarıdaki kadar pozisyon üretemedik. Dakikalar ilerledikçe  beklenildiği üzere stadyumdaki stres katsayısı arttı. Bu da hem tribünlerin hem de takımın performansına olumsuz yansıdı.  Oyuna girenler de skorun değişmesine katkı sağlayamayınca maç ta başladığı gibi bitti. Bu arada son 10 dakikada maçı kaybetmediysek bunu da tıpkı Eskişehir maçında olduğu gibi Onur'a borçluyuz.

Futbolcular bazında bakacak olursak; Burak etkiliydi diyebiliriz,rakibi oldukça yordu ama asıl yapması gereken işi -gol atmak- girdiği pozisyonlarda yapamadı. Mustafa Yumlu iyiydi. Serkan her zamanki gibiydi.Colman hala düzelemedi. Umut çok silikti,pozisyona dahi giremedi. İç sahadaki maçlar için Pawel'in takıma bir an önce uyum sağlaması lazım. Jaja  2. yarı biraz hareketlendiyse de maç genelinde istenen seviyede değildi. Biz takım olarak kanatları etkin kullanamadığımız,oyunu kanatlara yayamadığımız müddetçe Jaja'dan istediğimiz verimi almamız zor.

Sonuç olarak; duran toplar haricinde çok fazla pozisyona girememiş olsak ta duran toplardan bu kadar net fırsatlar yakalıyorsan golü atacaksın. Atamazsan 2 puan daha kaybedersin.

Puan durumuna baktığımızda lig tamamen yeniden başladı diyebiliriz ancak moral-motivasyon açısından rakiplerimize göre daha dezavantajlı olan biziz. Ama nasıl düştüysek, ayağa kalkmasını da biliriz.

Trabzonspor- MP Antalyaspor | Maç Öncesi

Antalyaspor maçı 2 haftadır kazanamayan Trabzonsporumuz için sezonun geri kalanının gidişatını direkt olarak etkileyebilecek çok önemli bir maç. Cuma günü Bursasor'un, dün de Fenerbahçe'nin kazanması maçın önemini bir kat daha arttırdı. Üstüste gelen puan kayıplarıyla yaşanan moral bozukluğunu gidermek için bir haftadır tüm camianın seferber olduğuna şahit olduk. Herkesin beklentisi bu maçtan alınacak 3 puanla takımın özgüveninin yerine gelmesi ve kara bulutların dağıtılması.

Saha dışı faktörlerden sonra biraz da saha içi faktörlerden bahsedecek olursak; Antalyaspor ligin -özellikle kendi sahasında-iyi takımlarından. Klasik 4-3-3 taktiğiyle oynuyorlar. Her ne kadar orta sahada çok koşan,rakibin oyununu bozabilecek tarzda 3 oyuncuyla oynasalar da (bu maç için Kerem Şeras,İbrahim Dağaşan,Sedat Ağçay)  çok iyi defans yaparak oyunu kitleyebilecek bir takım olduklaırnı düşünmüyorum. Kendi oyunlarını oynayarak rakibi oyundan düşürmeye yönelik bir oyun anlayışları var. Tandemde Deniz Barış-Ali Turan ikilisi var ki Umut ve Burak'ın bu ikiliye çok zor anlar yaşatacaklarını tahmin ediyorum. Ortasahada hızlı top dolaştırıp Antalyaspor ortasahasına üstünlük sağlarsak sonuca rahat ulaşabileceğimizi düşünüyorum.

Rakipten en çok çekindiğim isim Tita. Defansif yönü çok kuvvetli olmasa da son maçlarda sağ bek Erkan Sekman'ın sağ kanattan etkili çıkışları var. Mehmet Özdilek normalde sol kanatta oynattığı Tita'dan, bu maçta Serkan Balcı'nın yerine Cale'nin karşısında faydalanmak isteyebilir. Orayı iyi tıkamamız lazım. Onun dışında Mehmet Yılmaz'ın bize çok fazla sorun yaşatacağını düşünmüyorum. Mustafa Yumlu ve Giray'ın rahat mücadele edebileceği tarzda bir yapısı var eski 10 numaramızın.

Umarım golü erken buluruz. Zira bulamazsak -öyle olmaması lazım ama- takımın ve taraftarın üzerindeki gerginlik,stres ister istemez artacak. Bunun üzerine bir de Ömer Çatkıç'ın her büyük maçta yaptığı gibi tribünlere provoke etmeye yönelik yavaş hareketlerini izleyeceğiz. Hakem Hüseyin Göçek'in de Türkiye'de oyunu en sık kesen, maçın temposunu en fazla düşüren hakem olduğunu düşünürsek geç gelecek bir golün birçok açıdan kriz yaratma olasılığı yüksek.

Gol ne zaman gelrise gelsin, yeter ki gelsin.. Ve yeter ki o gol ya da goller bize galibiyeti getirsin. Camia bütünüyle silkelensin,kendine gelsin. Moraller yükselsin,yüzler gülsün. Bir Pazartesi sendorumu daha yaşanmasın. O sene bu sene olsun.

Amin!

2 Şubat 2011 Çarşamba

Trabzonspor - MP Antalyaspor | Hüseyin Göçek

Antalyaspor maçının hakemi Hüseyin Göçek olarak açıklandıktan sonra TFF'den Hüseyin Göçek'in yönettiği son Trabzonspor maçlarına göz attım ve bir de ne göreyim; Hüseyin Göçek'in yönettiği son 2 Trabzonspor maçında da rakip Antalyaspor. Biri geçen yıl Mart ayıdna kupada 2-0 kazandığımız maç, diğeri ise ligin ilk yarısında elektriklerin kesildiği ve 0-0 biten maç.

Geçen haftaki Fenerbahçe maçının hakemi Bünyamin Gezer'di, tıpkı ligin ilk yarısındaki Fenerbahçe maçında olduğu gibi.. Atamalar ilginç gerçekten.

Hüseyin Göçek'e dönecek olursak; ligde uzak ara en sevmediğim hakem diyebilirim. Zira bizim oyun yapımıza çok ters bir hakemlik anlayışı var. Onun hakem olduğu maçlarda oyun gereksiz yere ve çok uzun sürelerle duruyor, faulleri hemen kullandırtmayıp oyunculara uzun uzun nasihatler vererek maçın temposunun iyice düşmesine yol açıyor -ki bu da bizim gibi oyunu hızlı oynamaya çalışan bir takım için dezavantaj-.

Umarım Pazar günü oyunun hızını kesmeden adil bir maç yönetir. Allah hakem şansı versin.